Alfa Kuşağı çocuklarının %30'undan fazlası sosyal medya içerik üreticisi olmayı hedeflediklerini belirtirken; araştırmalar, 12-15 yaş aralığındaki çocukların yaklaşık %32'sinin "YouTuber" olmayı hayallerindeki meslek olarak tanımladığını gösteriyor. Birçok çocuk için dijital içerik üreticileri birer rol model teşkil ediyor ve çevrimiçi dünyada parlama arzusu henüz ergenlik öncesinde filizleniyor. Bu noktada ebeveyn katılımı sadece yardımcı bir unsur değil, kritik bir rol üstleniyor. Ebeveynler; platformların nasıl çalıştığını öğrenerek, gizlilik ve güvenlik ayarlarını çocuklarıyla birlikte yapılandırarak ve sınırlar hakkında açık diyaloglar kurarak sürece aktif dahil olduklarında; bu ortak dijital yolculuk, potansiyel riskleri birer eğitim fırsatına dönüştürüyor. Böylece çocuklar, yaratıcılıklarını güvenle keşfetme konusunda yetkinlik kazanıyor.
1. Eleştirel değil, meraklı olun. Açık yaklaşımınız onların güvenlik ağıdır.
Bir çocuk “YouTuber olmak istiyorum” dediğinde ebeveynlerde kaygı oluşması doğaldır. Ancak ilk refleks olarak bu isteği bastırmak yerine diyalog başlatmak daha sağlıklı bir zemin oluşturur. Çocuğun çevrimiçi içerik üretme motivasyonunu, planladığı içerik türlerini ve takip ettiği dijital eğilimleri anlamaya çalışmak süreci daha bilinçli yönetmeyi sağlar.
Bu yaklaşım iki açıdan önem taşır: Öncelikle çocuğun ilgi alanlarının ciddiye alındığını göstererek güven ilişkisini güçlendirir. Aynı zamanda gizlilik ayarları, içerik sınırları ve çevrimiçi görünürlükle başa çıkma gibi güvenlik başlıklarının doğal bir şekilde gündeme gelmesine imkân tanır.
Bu konuşmaları desteklemek amacıyla yaşa uygun kaynaklardan yararlanılabilir. Örneğin Kaspersky’nin ücretsiz olarak sunduğu Cybersecurity Alphabet adlı dijital kitap, çocuklara temel dijital hijyen kurallarını sade ve anlaşılır bir dille aktarıyor. Renkli görseller ve basit anlatımı sayesinde dolandırıcılık girişimlerini tanıma, verileri koruma ve çevrimiçi ortamda güvenli kalma konularında farkındalık oluşturuyor.
2. Hesapları Birlikte Oluşturun
Çocuğa yalnızca bir cihaz vermek yerine hesap kurulum süreçlerinin birlikte ilerletilmesi, erken aşamada güvenlik bilinci kazandırır. İster YouTube, ister TikTok veya Instagram olsun;
- Gizlilik ayarlarının dikkatle yapılandırılması (gönderileri kimlerin görebileceği, yorum yapabileceği veya mesaj gönderebileceği gibi),
- Konum etiketleme özelliğinin varsayılan olarak kapatılması,
- Güçlü ve benzersiz şifrelerin tercih edilmesi,
- İki faktörlü kimlik doğrulamanın (2FA) etkinleştirilmesi gibi adımlar temel koruma sağlar
Bu yaklaşım yalnızca siber saldırı veya veri ifşası riskini azaltmakla kalmaz; aynı zamanda çocuğun dijital hijyen alışkanlıklarını erken yaşta kazanmasına katkı sunar.
3. Paylaşım sınırları konusunda farkındalık oluşturun
Çocuklar içerik üretme heyecanıyla nerede olduklarını, ne yaptıklarını ve kiminle olduklarını paylaşma eğiliminde olabilirler. Ancak dijital dünyada büyümenin bir parçası da her bilginin kamuya açık olmaması gerekir. Ev adresi, okul adı veya üniforması, tatil planları, sık gidilen mekânlar gibi bilgilerin paylaşılmasının risk oluşturabileceği açıklanmalıdır. Bu tür detaylar; fotoğraflar, konum etiketleri veya zaman damgalarıyla birleştiğinde fiziksel takibi kolaylaştırabilir. Eğlenceli içerik üretmek ile güvenlik riskleri yaratabilecek paylaşımlar arasındaki farkın somut örneklerle anlatılması, çocukların bilinçli kararlar almasını destekler.
4. Kullanıcı Adını Düzenli Olarak Arma Motorlarında Aratın
Çocuğunuz bir takma adla içerik paylaşmaya başladığında, çevrimiçi görünürlüğünün izlenmesi önem taşır. Bunun pratik yollarından biri, kullanılan takma adın belirli aralıklarla arama motorlarında sorgulanmasıdır. Kullanıcı adını aratarak çıkan sonuçları inceleyin: Paylaşılmaması gereken kişisel fotoğraflar, konum bilgileri veya yorumlar var mı? İçerikleri kopyalanmış mı veya birileri onun kimliğine bürünmeye mi çalışıyor?
5. Şüpheli iş birlikleri ve dolandırıcılık teklifleri konusunda uyarın
Görünürlüğü artan genç içerik üreticileri, çeşitli markalardan geldiği iddia edilen ücretsiz ürün, sponsorluk ya da iş birliği teklifleri alabilir. Çocuklar için bu mesajlar bir hayalin gerçekleşmesi gibi görünebilir; ancak çoğu zaman dolandırıcılık girişimidir.
Çocuğunuza beklenmedik her teklife temkinli yaklaşması gerektiğini anlatın. Sahte iş birliği teklifleri genellikle doğrudan mesaj veya e-posta yoluyla gelir ve kimlik bilgilerini, kişisel verileri hatta banka bilgilerini ele geçirmeyi amaçlayan oltalama (phishing) bağlantıları içerebilir. Bazı dolandırıcılar sahte hediyeler için “kargo ücreti” talep eder ya da zararlı uygulamalar yükletmeye çalışır.
Dikkat edilmesi gereken uyarı işaretleri şunlardır:
- Dil bilgisi hataları ve aşırı aciliyet içeren ifadeler (“hemen harekete geç!”)
- Kişisel bilgi veya parola talebi
- Şüpheli bağlantılar ve güven vermeyen web siteleri
- Gerçek markaları taklit eden, doğrulanmamış hesaplar
Küçük yaştaki çocuklar söz konusu olduğunda, tüm ticari etkileşimlerin — doğrudan mesajların incelenmesi, marka tekliflerinin değerlendirilmesi ve iş birliği taleplerine yanıt verilmesi dahil — ebeveyn gözetiminde yürütülmesi daha sağlıklı bir yaklaşım sunar.
6. Çevrimiçi yabancılar hakkında açıkça konuşun
Çocuğunuz kitle oluşturmaya başladıkça yalnızca hayranlar değil, manipülatif ya da uygunsuz niyetli kişiler de dikkatini çekebilir. Özellikle hayatına dair detaylar paylaşan genç içerik üreticileri için çevrimiçi istismar ve “grooming” ciddi bir risktir.
Çocuğunuza internette nazik görünen herkesin iyi niyetli olmayabileceğini anlatın. Grooming uygulayan kişiler genellikle destekleyici bir arkadaş gibi davranır; içerikleri över, yardım teklif eder ya da benzer ilgi alanlarına sahipmiş gibi yaklaşır. Zamanla kişisel bilgiler, özel fotoğraflar talep edebilir ya da sohbeti daha az güvenli platformlara taşımaya çalışabilir.
Uyarı işaretleri arasında şunlar yer alır:
- Yabancı bir kişinin sık ve aşırı kişisel mesajlar göndermesi
- Gizlilik talebi (“ailene söyleme”)
- Özel bilgi veya görüntü paylaşması için baskı yapılması
- Suçluluk, aşırı övgü ya da tehdit yoluyla duygusal manipülasyon
En kritik unsur ise çocuğun, herhangi bir durumda cezalandırılma korkusu yaşamadan ebeveynine başvurabileceğini bilmesidir.
Kaspersky Gizlilik Uzmanı Anna Larkina konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Bir çocuk influencer olmak istediğinde aslında kimliğini ve yaratıcılığını ifade etmenin bir yolunu arıyordur. Yetişkinler olarak görevimiz, bu hedefi desteklerken görünürlüğün beraberinde getirdiği dijital riskleri de anlamalarını sağlamaktır. Kaspersky Safe Kids gibi araçlar, ebeveynlerin müdahaleci olmadan sürece dahil olmasına yardımcı olur; çocukların çevrimiçi aktivitelerine dair içgörü sunar, ekran süresini yönetmeye olanak tanır ve potansiyel tehlikelere karşı uyarı sağlar. Doğru destek ve açık iletişimle genç içerik üreticilerinin seslerini güvenliklerinden ödün vermeden duyurmalarına yardımcı olabiliriz.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yorum Yazın