Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte Antalya’da toplu ulaşımda her yıl yeniden gündeme gelen “klima krizi” bu sezon da erken sinyaller vermeye başladı. Hava sıcaklıklarının 40 dereceye dayandığı kentte, bazı otobüslerde klimaların çalıştırılmaması vatandaşların tepkisine neden oluyor.
İddiaya göre bazı şoförler, yakıt tüketimini azaltmak amacıyla klima yerine yalnızca fan açmayı tercih ediyor. Ancak bu durum özellikle yoğun saatlerde seyahat eden yolcular için ciddi bir konfor ve sağlık sorununa dönüşüyor.
Yolculuklar adeta “sıcak hava tüneline” dönüyor
Toplu taşıma araçlarında klima yerine fan kullanılması, içerideki sıcak havayı dolaştırmaktan öteye geçemiyor. Özellikle öğle saatlerinde ve kalabalık hatlarda yolcular, havasızlık ve aşırı sıcak nedeniyle zor anlar yaşıyor.
Yolcular yaşadıkları durumu şu sözlerle dile getiriyor:
- “Otobüsün içi dışarıdan daha sıcak”
- “Camlar açılmıyor, klima yok, nefes almak zorlaşıyor”
- “Kısa mesafede bile ter içinde kalıyoruz”
Tasarruf mu, ihmal mi?
Uzmanlara göre klima kullanımı yakıt tüketimini artırsa da, toplu taşıma hizmetlerinde yolcu konforu ve sağlığı öncelikli olmalı. Özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı olan bireyler için yüksek sıcaklık ciddi risk oluşturabiliyor.
Şoförlerin klima açmaktan kaçınmasının arkasında:
- Yakıt tasarrufu baskısı
- Araç performans kaygısı
- Denetim eksikliği
gibi nedenlerin olabileceği ifade ediliyor.
Yaptırımlı Denetim çağrısı!
Vatandaşlar, yetkililerden daha sıkı denetim talep ediyor. Özellikle yaz aylarında toplu taşıma araçlarında klima kullanımının zorunlu hale getirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Antalya gibi sıcaklığın yaz aylarında rekor seviyelere ulaştığı bir şehirde, toplu ulaşımda klima kullanımının bir “lüks” değil, temel bir ihtiyaç olduğu belirtiliyor.
Yetkililerin konuya nasıl bir çözüm getireceği ise yıllardır merak konusu.

Yorum Yazın